Akıllı şehir kavramı (Smart City), son günlerde karşımıza dijital ikiz kavramıyla birlikte çıkmaktadır. Şehrin dijital bir kopyası anlamına gelen dijital ikiz, yalnızca üç boyutlu model ve çeşitli görüntülerden ibaret değildir. Bu verilerden yararlanılarak iş akışlarının, tasarımların, analizlerin ve tahminlerin geliştirildiği; kent yönetiminin önemli bir parçası olan karar destek mekanizmasıdır. Fiziksel dünya ile sanal kopya arasındaki veri akışı da dijital ikizin vazgeçilmez bir bileşenidir. Bilgilerin tek bir platforma entegre edilmesi, geçmiş ve bugüne ait verilerin gelecek senaryolarıyla ilişkilendirilmesi, mühendislik uygulamalarının simüle edilmesine olanak sağlar. Böylece olası senaryolar araştırılabilir ve planlama için önemli analizler yapılabilir. Altyapı, inşaat, enerji, ulaşım, tasarım, iletişim ve planlama gibi birçok alanda kent yönetimi, gerçek zamanlı veriler ve simülasyonlarla desteklenebilir.
Dijital ikiz şehirler; veri yönetimi, planlama, tahmin, görselleştirme, gerçek zamanlı konum, entegrasyon ve kurumlar arası eşgüdümlü çalışma açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Peki ya “Big Data” denilen büyük veri? Bu terim ortaya çıkmadan önce harita mühendislerinin büyük veriyle ilgilendiklerini söyleyebilir miyiz? Tecrübelerim, konuya meraklı veya faaliyet alanları kesişen birkaç kişi ya da işletme dışında bunun yaygın olmadığını gösteriyor. Peki, günümüzde haritacıların öncelikli veri kaynağı yalnızca uydu görüntüleri, hava fotoğrafları ve çizgisel haritalar mı olmalı? Video, lazer ve LiDAR verileri de gelecekte bu alanda önemli bir rol üstlenecek gibi görünüyor. Bu açıdan bakıldığında, harita mühendisliğinde kullanılan yazılımların fotogrametrik ve klasik haritacılık uygulamalarının ötesine geçmesi gerekmektedir. Yeryüzünde milyonlarca sensörle veri toplanmaktadır. Bu verilerden yalnızca klasik fotogrametrik bakış açısıyla değil, yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknikleriyle de yararlanarak modern ihtiyaçlarımıza uyum sağlayan yeni bir harita modeli geliştirilmesi gerekiyor. Yaşayan harita kavramı, dijital ikizin temel bileşenini oluşturmalı ve geleceğe ışık tutmalıdır.
Harita mühendisleri yalnızca mekâna ait üç boyutlu verilerin sahadan toplanmasında değil; verilerin analiz edilmesi, çıkarımların yapılması, platformun yönetilmesi ve sonuçların sunulması dâhil tüm aşamalarda görev ve sorumluluk alarak faaliyet alanlarını vakit kaybetmeden genişletmelidir. Bunu bir proje olarak ele aldığımızda üniversitelerin, STK’ların, özel sektörün ve kamu kurumlarının ortak akıl oluşturmak üzere çalıştaylar ve sempozyumlarla bir araya getirilmesi gerekir. Mesleğimizin gelecekteki rolleri belirginleştirilmeli, eylem planları hazırlanmalı ve her paydaş üzerine düşen sorumluluğu üstlenmelidir.
Dr. Müh. İsmail Büyüksalih
PİRİREİS DERNEĞİ BAŞKANI

